KPSS 2020 Türkçe Denemesi 8

Soru: 1

Aşağıdaki seçeneklerde altı çizili kelime nicelik bildirmez?
Soru: 2

Çok badireler atlatmıştı. Aç kalmış, savaşın ortasında, çatışmalar arasında gecelerini geçirmişti. Dönüp köyüne geldiğinde bir göz odalı evini perişan halde bulmuştu. Günlerce harç kardı, tuğla dizdi. Tek başına evini tamamladı sonra sevdiğini evine getirdi. Zorluklarla yaptığı evi artık sıcacık bir yuvaydı. Hasan arkasına yaslandı, "Korkmuyorum hayattan, karada ölüm yok bana." diyerek çayından bir yudum aldı.

Yukarıdaki metinde altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Soru: 3

(I) Okul yeni açılmıştı ve ben, yeni yeni kaynaştığım arkadaşlarımla birlikte yavru kargalara benzediğimiz siyah önlüklerimizle bahçede koşuyor, neşe içinde oynuyorduk. (II) Çantamda defterlerim kaplıydı, etiketlerinde adım yazıyordu. (III) Ben değil, bir yaş büyük olan ağabeyim yazmıştı. (IV) Bulutlar arasında uçuyordum. (V) Benim de bir öğretmenim vardı. (VI) Öğretmenlere yakın, hem de çok yakındım!

Yukarıdaki metinde hangi cümle kendinden önceki cümlenin gerekçesidir?
Soru: 4

Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde, birinci dize ikinci dizede gösterilen eylemin amacı durumundadır?
Soru: 5

Teknolojiyi tümüyle yermek, tuzdan arındırılmış deniz suyu ile yeşeren bahçeleri görmezlikten gelmek; onu gözü kapalı övmek ise Hiroşima'yı unutmak demektir.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenen düşünceye en yakındır?
Soru: 6

Zaman şairler için büyük bir eleştirmen. Geçmişte olduğu gibi bugün de şiir yazanların sayısı fazla. Hatta okurdan çok yazar var. Türk şiirinde değişik dönemlerde farklı şairler ortaya çıkmış. Ancak her dönemden günümüze ancak sınırlı sayıda şair kalabilmiş.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Soru: 7

sözü bir işi başarmada aşağıdakilerden hangisinin önemini vurgulamaktadır?

Soru: 8

Dün olduğu gibi bugün de tarihe sarkacak şairler var. Bana göre bugün de nitelikli şiirler yazılıyor. Ama onları dikkatle ve önyargısız olarak okumak gerekiyor. Geçmişten devraldığımız şiir zevkimizi yenilemeliyiz hem okur olarak, hem yazar olarak. Dİğer dillerde yazılan şiirleri az da olsa bilen biri olarak diyebilirim ki bugün Türkiye'de yazılan şiir diğer birçok ülkede yazılandan daha iyi, daha nitelikli.

Yukarıdaki parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Soru: 9

(9. ve 10. Soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayanız)

Keçe, yünün ya da kılın su ve sabunla çiğnenip dövülerek liflerin birbirine kaynaştırılmasıyla elde edilen ve örtü, yaygı, çadır ya da giysi yapmada kullanılan bir tür kaba kumaştır. Keçenin geçmişi milattan önceki yüzyıllara dayanmaktadır. Koyun ve keçinin olduğu her coğrafyada yapılan kazılarda keçe buluntularına rastlanmıştır. Bulunan eşyalara bakıldığında, göçerlerde yaşamın her alanında keçenin kullanıldığı görülür. Yündeki keçeleşme, dokuma ve giyim endüstrisinde, liflerin bir kusuru, bir sorun olarak görülmüş ve önlenmesi için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Oysa göçerler, yünün bu özelliğinden yararlanmış, üretimi oldukça zahmetli olan ve beceri gerektiren keçeyi üetirken üzerine yaptıkları motiflerle duygu ve düşüncelerini aktarmışlar ve bu ürünleri birer sanat yapıtına dönüştürmüşlerdir. Bu açıdan bakıldığında, keçenin, insanın elinde var olanı değerlendirmesinin, zor koşullarda bile var olmaya çalışmasının, bu varoluş sürecinde kendini ifade edebilmesinin, dolayısıyla sabrın ve emeğin bir simgesi olduğu söylenebilir. Yerleşik yaşamla birlikte değişen koşullarla kaybolmaya yüz tutan, günümüzde çeşitli etkinliklerleyeniden gündeme gelen keçe, bize bu değerleri hatırlatması açısından da önemlidir.Dokuma ve giyim endüstrisinde seri üretim yaygınlaştıkça, pazarlar birbirini tekrarlayan ürünlerle doldu. Üreticiler bu sorunu el sanatlarının estetiğinden ve geleneksel üretim yöntemlerinden faydalanarak çözmeye çalışıyor. Üreticinin kendi kültüründen yola çıkarak özgün ürünler yaratma çabası içine girmesi açısından keçe iyi bir örnektir.

Bu parçaya göre, aşağıdakilerden hangisi keçenin özelliklerinden biri değildir?
Soru: 10

Yukarıdaki parçanın anlatım türü aşağıdakilerden hangisidir?
Soru: 11

"Bu civarda bayan pantolon satan bir dükkân yok mu?"

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
Soru: 12

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
Soru: 13

Aşağıdaki cümlelerden hangisi yapısına göre diğerlerinden farklıdır?
Soru: 14

Aşağıdakilerden hangisinde ögelere ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır?
Soru: 15

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım ve noktalama yanlışı yapılmamıştır?
Soru: 16

Adaçayımdan birkaç yudum aldım. Etrafıma bakındım. Gelen giden yoktu. Yerimden kalktım kapının önüne kadar geldoim. Cep telefonum çaldı. Telefonu açtığımda daha evden yeni çıktığını, on beş yirmi dakikada burada olacağını söyledi. Ben çay oağına döndüğümde oturulacak yer kalmadığını gördüm. O gelinceye kadar ayakta dikildim.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?
Soru: 17

İngilizler, Jön Türkler'e "Bir süre Osmanlı Devleti'nin idaresini bize bırakın." deselerdi, Jön Türkler bunu hemen kabul ederlerdi. O derece ulusal duygulardan yoksundular. Sizinle açık konuşuyorum, çünkü bu bir tarih meselesidir. Edebiyat açısından ben uzun süre bocaladım. Çünkü o zamanki edebiyat, Fransız edebiyatının bir kopyasıydı. Daha doğrusu bir kuklasıydı.

Yukarıdaki parça aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa anlamlı bir bütün oluşturur?
Soru: 18

(I) Odamın penceresi bahçenin tenha ve yemyeşil bir köşesine bakar. (II) Yalnız kaldığım zamanlar pencerenin önünde oturur, çimlere, ağaçlara, rüzgâr elinde yaprakların oynaşmasına bakarak gözlerimi eğlendirirdim. (III) Bu bahçe köşesinde kuşların pencereme kadar yaklaşması ve bir böcek parçası için kanat kanada dövüşmesi çok eğlenceliydi. (IV) Hele ağaçlardan inen kına renkli sincabın çimenler üzerinde sıçraya sıçraya gitmesi, iki de bir yerde bulduğu yiyeceği elleri arasına alıp iki ayağı üzerinde kalkması ne dinlendirici bir tabiat tablosuydu. (V) Sincapları yakından tanırım. (VI) Çocukluğum dağlık, yabani bir memlekette geçti çünkü.

Yukarıdaki parçadan iki paragraf oluşturulmak istenirse ikinci paragraf kaçıncı cümleyle başlar?
Soru: 19

(19-20. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.)

İlk anlatı türlerinden biri olan destan evrimleşerek romanda soluğu aldı. İlk örnekleri 17. yüzyılda görülen roman türü, o zamanın egemen güçlerinin uykularını kaçırdığı için anlatının şımarık çocuğu sayılmış. Okurla buluşan roman, okurun gönlünde yer edindikçe egemen güçlerin tırmıklarından da kurtulmuş. Olay anlatıcının elinde şekilden şekle girerken, gerçekçilik yeni biçimleriyle kendini göstermiş. Anlatıcı bazen dayanamadığı romanda iyice belirginleşen bir figüre dönüşmüş. Hem dışında hem de romanın içinde olmanın tadına varmış. Ancak bu durum gerçekçileri rahatsız etmiş. Onlar roman aracılığıyla bireyi ve toplumu anlatırken romancı ile roman arasındaki kan bağını kesmeyi amaçlıyorlar. Böylelikle romanın anlatımında yazardan aktarılmış genetik ögelerin bulunmadığı, yazarın yalnızca olayın anlatıcısı olarak kaldığı bir romanı istiyorlar. Flaubert'in deyişiyle "Romancı hayata hekim gözüyle bakmalı kalemi adeta neşter gibi kullanmalıdır."

Bu parçada romanla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Soru: 20

Bu parçaya göre gerçekçilerin anlatıcıdan beklediği aşağıdakilerden hangisidir?
Soru: 21

(21-22. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.)

Türkiye yer altı ve yer üstü suyu bakımından çok zengin bir ülke. Ancak bu su potansiyellerini iyi kullanamıyor ve bu sudan yeterli bir biçimde yararlanamıyor. Toroslardan Akdeniz'e dökülen su, Akdeniz'in sıcaklığını değiştirecek ölçüde saniyede 80 metreküp bir hacimle Antalya'da denize dökülüyor. Düden Şelalesi'nin denize dökülen suyu ile İsrail, bir yıllık su ihtiyacını karşılar. Türkiye'den Suriye'ye, Fırat Nehri'yle taşıyan suyun ne kadar olduğunu kimse bilmiyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki yakın bir gelecekte dünya bir su sıkıntısı içine girecek. Aslında Türkiye bu sıkıntıyı en rahat atlatacak ülkelerin başında geliyor. Ancak gerekli ölçüm ve planlama yapılmadığı sürece, sıkıntı Türkiye'yi de derinden etkileyecek. Türkiye özellikle su potansiyellerini belirlemeli, su havzalarının ve kaynaklarının haritasını çıkarılmalı. Bu ölçümün verileri ışığında bir plan yapmalı. Planlamada da küresel ısınmanın getirdiği iklim değişiklikleri dikkate alınmalıdır. Yer üstü sularının hareketlerinin kontrol altında tutan, ölçümlerini yapan gözlem istasyonlarının sayısı arttırılmalı ve aktif hale getirilmeli. Yeraltı suyunun ölçümünü yapan araştırma kuyuları oluşturulmalı ve somut durum tespit edilmelidir. Bilinen en derin suyumuz 650 m'deyken 1000 m, 2000 m derinliklerden haberimiz yok. Bu derinliklerle ilgili araştırmalar yapılmalı.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi su kaynaklarının değerlendirilmesi için yapılan önerilerden biri değildir?
Soru: 22

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yakınılan durumlardan biri değildir?
Soru: 23

(I) Bazı yazarlar, toplumsal yapı bozukluklarını, tarihsel yanlışlıkları, özgürlüğün önündeki engelleri ironik anlatımla mahkûm eder. (II) Bunu yaparken de keskin, yumruğunu masaya vuran bir dili yoktur; ironi anlatıcıya yumuşak ve alayımsı bir üslup imkânı verir. (III) Bu alaycı ve yumuşak üslubun altında bir gizemlilik ve derinlik de vardır. (IV) Bu derinliği gizemi açığa çıkarmak da okuyucuya düşer. (V) Bazı okuyucular, bir sanat eserini kavramak, derinliklerini açığa çıkarmak için çaba harcamazlar.<(p> Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerden hangisi parçanın anlam bütünlüğünü bozar?

Soru: 24

(24 - 25. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.)

Ben bir tiyatro oyuncusuyum. Bütün dünyam tiyatrodur. Gücümü sahne ışıklarından alırım. Sizlere en güzel, en doğru ve en gerçekçi oyunlarla ulaşmak isterim. Böyle mutlu geçer ömrüm, yeter ki siz burada olun. Yaşamın gerçeklerine birlikte gülelim, birlikte ağlayalım, coşalım, şaşalım, sevinelim ve birlikte düşünelim. Oyunun bitiminde tiyatronun gizemli yaşamından gerçek yaşama alkışlarınızla birlikte uyanalım.

Paragrafın bütünü dikkate alındığında, altı çizili cümleyle aşağıdakilerden hangisi anlatılmak istenmiştir?
Soru: 25

Bu parçanın yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Soru: 26

(26 - 27. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.)

Gerçek roman, ancak burjuva yaşama biçiminin açıkça ortaya çıkmasıyla yazılabilmiştir. (I) Geliş-mekte olan Fransız burjuvazisi, aristokrasiye ve onun feodal üretim biçimine karşı savaş açmış, toprağa bağlı serfleri (toprak kölelerini) kısmen özgürleştirmiştir. (II) Yani sanayi kuruluşlarında zorunlu olan emek gücünü, eski serfleri “işçi” durumuna getirerek sağlamıştır. (III) Batı romanı, daha doğrusu roman, “birey”i anlatır. (IV) Bireyin bitmez tükenmez çeşitlilik içinde parçalanmış iç dünyası romanda betimlenir. (V) Öyle ki bireyin günlük yaşamının en küçük ayrıntıları, kafasından geçenler son derece önemli, değerli olaylar olarak gösterilir. (VI) Çünkü roman kahramanları artık başlı başına bir dünyadır, toplumun dünyasına eşit bir dünya.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf kaçıncı cümleyle başlar?
Soru: 27

Bu parçada ağır basan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Soru: 28

(28 - 30. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.)

İki katlı ve şekildeki gibi her katında 5 oda bulunan bir hastanede beş röntgen odası, iki aşı odası ve üç tane de ameliyat odası vardır.
Bu odalarla ilgili bilinenler şunlardır:
• İki aşı odası birinci katta ve yan yanadır.
• İki ameliyat odası ikinci katta ve yan yanadır.
• Sadece ikinci katta iki röntgen odası yan yana olabiliyor.

İki ve sekiz numaralı odada ameliyathane olduğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Soru: 29

Üç ve dokuz numaralı odalarda röntgen odası olduğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?
Soru: 30

Birinci oda aşı odasıysa üçüncü ve yedinci odalarda aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla olabilir?

Benzer Testler